Deneme

Zihnim Nasıl Çalışır?

1.Bölüm: Düşünmek

Zaman geçiyor, sen geçen zaman için nasıl bir çözüm buluyorsun yada geçen zamana nasıl ayak uyduruyorsun? Zaman geçtikçe kendine veya etrafındakilere ne kadar kazanımlar katıyorsun? Bunlar ne kadar garip sorular değil mi? Zaman söz konusu olunca bir çok soru sormak mümkün oluyor, o kadar çok değişkeni kapsıyor ki zaman dediğimiz kavram neresinden tutsan illaki farklı bir soru üretebiliyorsun.

Burada yazmaya çalıştığım veya anlatmaya çalıştığım bir çok konu ve düşünce, aslında zamanın ilerlemesinden kaynaklanıyor diyebilirim. Zamanın ilerlemesi, ilerlemenin bana kattıkları veya götürdükleri bunların hepsi yeni ve farklı düşüncelere dalmama neden oluyor. Zaman dursa ve her şey olduğu gibi kalsa düşünmenin de bir anlamı olmazdı sanırım.

Düşünüyorum çünkü bir çok konuda kendi fikirlerimin olmasını, bu fikirlerin hayatımda ve değer verdiğim insanların hayatlarında güzel kapılar açmasını istiyorum. Her açılan yeni ve güzel kapı farklı düşüncelere dalmama neden oluyor. Bazen düşüncelere dalmak ve o düşünceleri hissetmek ağır gelebiliyor. Fakat düşüncelerimin hissettirdikleri ne kadar ağır olursa, kafamda belirlenenlerin bir o kadar sağlamlaştığını fark ediyorum. Zaman geçtikçe daha farklı konularda daha farklı bakış açıları ile düşüncelerimi ele alabiliyorum. Yaşanmışlıklar her düşüncenin temelini oluşturuyormuş, bir de yaşanmışlıklara farklı bakış açıları ile baktığınızda düşünceler tamamen olgunlaşma evresine geçiyor.

Bir düşüncenin tamamen insan zihninde yer edip karakter kimyasına ayak uydurabilmesi için ne gerekir? Yani bir düşüncenin tamamen benliğimize girmesi için ne olması veya hangi evrelerden başarı ile geçmesi gerekir? Zamanın ilerlemesi ile ve yaşanmışlıkların varlığı sayesinde bir düşünce küçücük bir tohum gibi zihnimize ekilebiliyor. Peki sonra ne oluyor da o düşünce filizlenip benliğimize kadar ulaşabiliyor? Bu arada yazı içerisinde geçen soruların hepsinin kendilerine ait tek bir cevabı olduğunu sanmıyorum, her kişilikte farklı cevaplar almak mümkündür diye tahmin ediyorum.

Kendi zihnimden yola çıkarak bu sorulara cevap vermem gerekirse, bir tohum düşüncenin filizlenip benliğimde yer edebilmesi için baya bir tezgahtan geçmesi gerekiyor. Kafamızda milyonlarca düşüncenin varsayımları oluşabilir fakat çok azı bizi biz yapan kişilik özellikleri halini alıyor. Bir düşünce tohumunun zihnime düşmesi demek, aslında farklı bir olayı veya düşünceyi gözlemlediğim anlamına gelir. Tanık olduğum veya gözlemlediğim konu, her zaman hiç duymadığım veya tanık olmadığım bir olay veya konu olmayabilir, fakat o güne kadar üzerinde dikkatle durmadığım bir olay olduğu kesindir. İlk düşünce tohumunun zihnime düşmesi “farkındalık” ile başlar.

2.Bölüm: Farkındalık

İlk aşama yani farkındalık oldukça önemli bir aşamadır çünkü farkındalık seviyesi ve farkındalığın gücü düşüncenin kaderini belirleyen en önemli etkenlerdendir. Farkındalık bir çok insanda farklı şekilde kendisini gösterebilir, ben kendi özelimde farkındalık konusunda biraz hassasımdır.

Şahit olunan olay, konu, düşünce zihinim için yeni bir deneyim olabileceği gibi aynı zamanda var olan bir çok düşüncenin bağlantılı olduğu bir düşünceyi içerisinde barındırıyor olabilir. Örneğin; daha önceden üzerinde uzun uzadıya düşünüp olgunlaştırılmış bir düşüncenin bağlantılı olduğu yeni düşünceler ile karşılaşmak mümkün olabiliyor. Tam bu aşamada düşüncenin farklı dalları oluşuyor ve aynı düşüncenin farklı olaylarda veya konularda kendini gösterebildiğini görebiliyorum, böyle olunca daha farklı ve güzel kapıların açıldığını söylemek yanlış olmaz.

İnsanların birbirlerine karşı davranışları veya söylemleri farkındalığımın en yüksek olduğu konulardır. Kafamda beliren ve zamanla güçlü hale gelip kişiliğime yansıyan düşünceler genelde insanların davranış ve söylemlerinden ortaya çıkmıştır. Bir insanın davranışı veya sözleri ilgimi çektiğinde aklıma gelen ilk soru, “neden” oluyor? İlgimi çeken davranışı veya kelimeleri kafamda mantıklı bir çerçeveye oturtmaya çalışıyorum, eğer ki o kısa sürede mantıklı bir kalıp bulabilirsem o konu benim için o anlık orada kapanıyor demektir. Fakat kafamdaki düşünceler doğrultusunda mantıklı bir kalıba oturtamıyorsam mekanizma çalışmaya başlıyor.

Benim zihnimde hayata geçirilen her davranış veya kelime yaydan çıkmış bir ok gibidir. Eğer ki uygulanan bir davranış varsa konu niyet den çıkmıştır ve geri dönüşü olmayan zamanlar başlamıştır. İnsan başrollü olayın açıklamasını kendime yapamadığımda, olay veya kişiler zihnimde havada kalıyor. Ciddi anlamda havada kalıyor, yani yerçekimsiz bir ortam düşünün bir çok nesne bir yerlere sabitlendikleri için hareket etmiyorlar fakat sonuca bağlayamadığım gözlemlerim havada öylece oradan oraya uçuşuyorlar ve diğer sabit olanlara çarpıyorlar. Bu durum gerçekten hiç hoşlanmadığım sonuçları doğurabiliyor. Yani sonuç olarak havada uçuşan gözlem veya düşüncelerin zihnimde olmaması gerekir. Farkındalıktan sonra bu aşama gelir “düşünceyi, neden olan konu ile ele alıp bir kalıba sokmak”.

3.Bölüm: Kalıp Aramak

Bir düşünceyi benim tabirimle bir kalıba sokmak oldukça zordur fakat yapılması gereken bir iştir. Düşüncenin neyi kapsayacağı hangi sorunu veya durumu temsil ettiğini, kimlerin bu düşünce ile bağlantılı olabileceğini ve daha bir çok sorunun cevabı aslında bu aşamada büyük oranda netleşir. Farkındalık sonucunda oldukça ham ve kalın bir düşünce zihnime girer, onu yontup belirli bir seviyeye kadar getirmem için bazen çok uğraştığım oluyor, hatta pes edip bıraktığım durumlar bile olduğunu söyleyebilirim.

Düşüncenin hangi kalıba uygun olduğunu bulma işlemini oldukça dikkatli yaparım çünkü bu aşamada oluşacak bir hata kişiliğe gidecek olan zehirli bir yemek gibi benliğimi zehirleyebilir. Etrafınızda zehirlenmiş insanları rahatlıkla görebilirsiniz hatta biraz daha dikkatli gözlemlerseniz onların kişiliklerinde uygun kalıba oturtulmamış düşüncelerin, zehirli hallerini görebilirsiniz sadece doğru soruları sormanız yeterlidir. Düşüncenin zihnimde hareket etmesini bu aşamada durdururum. Bu aşamada işim bittiğinde ve o düşünce hala sağlıklı aynı zamanda benim kişiliğime zarar vermeyecek haldeyse bir sonraki aşamaya yani “fayda ve zararlarına” geçerim.

4.Bölüm: Fayda ve Zarar

Fayda ve zarar ne kadar göreceli iki kavram değil mi? Düşüncem artık filizlenmeye dolayısıyla zihnimde kendisine yavaş yavaş yer etmeye başlamıştır. Zihnim düşünceyi bu aşamalarda o kadar kontrol eder ki her bir seviyenin geçilmesi düşüncenin bir kat daha zihnime yerleşmesine neden olur. Bu noktada akla şu soru gelebilir, ya düşünce zararlı bir hal aldıysa veya en başından beri zararlıysa, zihnin içine girmesi, zihinden atılmasını zorlaştırmaz mı? Eğer ki düşünce tohum halinden beri sizin zihninizde gelişiyorsa onun büyümesi için gerekli besini zihniniz sağlıyor demektir. Yani zihniniz o düşünceyi beslemeye başladığında zihniniz temiz ise kötü bir düşünceyi bile nasıl iyi hale getirebileceğinizi bulabilirsiniz. Kaldı ki temiz bir zihin kötü bir düşüncenin kokusunu çok uzaklardan alır ikinci aşamadan öteye geçemez, zihin ikinci aşamadan geçemeyen her tohumu orada yakarak öğütür. Yine kirli bir zihinle beslenmiş tohumları etrafınızda çok rahat gözlemleyebilirsiniz. Birde kendi zihninde olgunlaşmış, olgun bir düşünceyi direk zihnine alan kişileri de etrafınızda bulabilirsiniz, bu duruma karşı zihinlerinin ne kadar çaresiz kaldığını anlamak hiçte güç değildir. Düşüncenin bana ve değer verdiğim insanlara ne şekilde fayda sağlayabileceği kanısına vardığımda düşüncem daha bir güçlü şekilde bir sonra ki adıma geçebilir. Bir sonraki adımda bir önceki adım ile bağlantılı diyebilirim fakat kapsam bakımından daha geniş olarak nitelendirebilirim “düşüncenin hayattaki yeri”.

5.Bölüm: Düşüncenin Yeri

Bazı düşünceler vardır ki sadece sizin kişiliğinizde yer bulur ve sadece orada yaşayabilirler. Bazı düşüncelerde vardır ki ihtiyacı olan insanlar için oldukça değerlidir. İşte tam bu noktada ihtiyacı olan kişilere bu düşünceleri ulaştırmanız gerekir. Düşüncenin olgun halinin insanların hayatlarında bir şeyleri değiştirip değiştiremeyeceğini iyi analiz etmek gerekiyor. Bir insana dahi “evet doğru söylüyorsun” veya “öyle söylüyorsun ama o durumun birde böyle bir açısı var” dedirtebiliyorsa ve kişiyi düşünmeye sevk ediyorsa düşünce, oldukça değerlidir. Düşüncenin, hayattaki yeri hangi durumlarda ortaya çıkması veya hangi zamanlarda kendisini göstermesi gerektiği bu aşamada belirlenir. Artık yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz. Bu aşamadan sonra tohum olarak zihnimize düşen düşüncenin “insanlarla nasıl paylaşılacağı” adımı geliyor.

6.Bölüm: Paylaşım

Konu ne olursa olsun anlatım şekliniz oldukça önemlidir. Hele ki bir düşünceden söz ediyorsanız oldukça dikkatli olmanız gerekebilir. Karşınızdaki kişi sizin için değerli bir kişi ise iki katı dikkatli olmanız gerekir. Düşünceniz ile ilk defa karşılaşan bir kişi düşüncenizi yadırgayabilir. Düşüncenin anlatımı sırasında doğru kelimelerin ve doğru üslubun kullanılması oldukça önemlidir. Ve bir önceki adımda sözü edilen zaman, kişi uygunluğunu yakalamanın da konuşma kadar değerli olduğunu unutmamakta fayda var. Dikkat ettiysen son iki aşamada ben dilini kullanmadım. Şöyle olmalıdır, böyle yapılmalıdır vb dedim. Bunun nedeni bu aşamalar teorik bilgiden ziyade pratikle alakalı konulardır o yüzden kendimden söz edemezdim.

7.Bölüm: Son

Düşünce artık insanlığa sunulmak ve kişilikte yerini almak için hazır. Fakat bu düşüncenin tamamlanması veya gelişiminin bir noktada durması gibi bir ihtimal yoktur. Yani düşüncenin her paylaşımında veya bağlantılı başka düşüncelerin oluşması durumunda kendisini sürekli güncelleyecektir. Zihin onu öğütmediği sürece orada durup sürekli büyüyecektir. Bu durum iyi/güzel düşüncelerde faydalı gibi gözükse de maalesef kötü düşünceler içinde geçerli olabiliyor. Kişiliğinizi zehirli düşünceler ile beslememeniz dileğiyle.

Bir düşüncenin zihnimdeki serüvenine dair baya uzun bir yazı oldu tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Ben bir yazar değilim, sadece düşüncelerimi paylaşmak için yazma eylemini kullanıyorum…Ac.K

Son Yorumlar
    Arşivler
    Kategoriler
    Privacy Settings
    We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
    Youtube
    Consent to display content from Youtube
    Vimeo
    Consent to display content from Vimeo
    Google Maps
    Consent to display content from Google
    Spotify
    Consent to display content from Spotify
    Sound Cloud
    Consent to display content from Sound